Kısaca: Avrupa'nın 2035 benzinli araç planı nedir?
Avrupa Birliği'nde yürürlükteki düzenleme, 2035'ten itibaren yeni otomobil ve hafif ticari araçların filo ortalama CO₂ emisyonlarında %100 düşüş hedefliyor. Parlamento komitelerindeki uzlaşma taslağı ise doğrudan emisyon azaltımını %95 olarak belirliyor.

2026 Avrupa’nın 2035 planı, benzinli ve hibrit yeni araçların geleceğini etkileyebilir; ancak uzlaşma henüz yürürlükteki kuralı değiştirmedi.
Avrupa Birliği’nde yürürlükteki düzenleme, 2035’ten itibaren yeni otomobil ve hafif ticari araçların filo ortalama CO₂ emisyonlarında yüzde 100 düşüş hedefliyor. Bu hedef, o tarihten sonra benzinli veya dizel motorlu yeni araçların satışının fiilen önünü kapatacak biçimde tasarlanmıştı. Mevcut araçların kullanımını ya da ikinci el satışını yasaklamıyor.
Avrupa Parlamentosu’ndaki siyasi grupların uzlaşma metni ise otomobil üreticileri için 2035 hedefini esnetiyor. Parlamento komitelerinde destek gören taslakta doğrudan emisyon azaltımı yüzde 95 olarak belirleniyor; Avrupa Birliği’nde üretilen düşük karbonlu çelik kullanımıyla 7,5 puanlık ek katkı sağlanabiliyor. En esnek hesaplamada hedef, 2021 seviyesine kıyasla yüzde 87,5 emisyon azaltımına karşılık gelebiliyor. Bu nedenle taslak, benzinli, dizel ve hibrit modellerin yeni araç pazarında 2035 sonrasında da yer bulmasına imkân tanıyabilir.
Bu siyasi uzlaşma henüz kesinleşmiş bir yasa değişikliği değil. Komite oylamalarının ardından Avrupa Parlamentosu’nun genel kurul süreci ve üye ülkelerle yapılacak müzakereler gerekiyor. Bu aşamalarda metin değişebilir.
| Başlık | Yürürlükteki düzenleme | Parlamento komitelerindeki uzlaşma taslağı |
|---|---|---|
| 2035 otomobil hedefi | 2021’e göre yüzde 100 CO₂ azaltımı | Yüzde 95 doğrudan azaltım; koşullu çelik kredisiyle daha esnek hesaplama |
| Yeni benzinli ve hibrit araçlar | Hedef nedeniyle 2035 sonrasında fiilen kısıtlanıyor | Daha düşük filo hedefi sağlanırsa satışları mümkün olabilir |
| Yasal durum | Yürürlükte | Müzakere ve onay süreci tamamlanmadı |
Taslak, düşük karbonlu Avrupa çeliğinin yeni araçlarda kullanılmasını emisyon hesabında avantaj sağlayan bir unsur olarak kabul ediyor. Küçük ve uygun fiyatlı elektrikli otomobillere yönelik süper kredi uygulaması da üreticilerin hedef hesaplamalarını etkileyebilecek. Bu kredi, belirli elektrikli araçların filo hedeflerine daha fazla katkı sağlaması anlamına geliyor; tüketiciye doğrudan indirim garantisi vermiyor.
Üreticiler açısından daha esnek hedefler, benzinli ve hibrit motorlara ayrılan yatırım ve üretim takvimini uzatabilir. Ancak bu durum her markanın belirli bir motoru veya modeli 2035 sonrasında satacağını garanti etmiyor. Şirketlerin ürün planları, maliyetleri ve nihai mevzuat belirleyici olacak.
Bu düzenleme Avrupa Birliği pazarına yönelik araç emisyon kurallarıyla ilgili; Türkiye’deki satış, vergi veya araç kullanım mevzuatını kendiliğinden değiştirmiyor. Türkiye’de benzinli ya da hibrit bir otomobil almayı düşünenler için Avrupa’daki siyasi uzlaşma, yakın vadede mevcut araçların kullanımına ilişkin yeni bir yasak anlamına gelmiyor. Türkiye’deki güncel model ve fiyatları ayrıca değerlendirmek için sıfır araç fiyatları sayfasına bakılabilir.
Avrupa’daki üretim planları Türkiye’ye sunulan motor ve donanım seçeneklerini zamanla etkileyebilir; ancak bunun hangi modelde ve ne zaman gerçekleşeceği kesin değil. Marka seçeneklerini incelemek isteyenler Volkswagen, BMW ve Peugeot sayfalarına göz atabilir. Avrupa kuralı, Türkiye’deki fiyatların veya araç bulunabilirliğinin doğrudan göstergesi değildir.
| Aşama | Anlamı | Alıcı için önemi |
|---|---|---|
| Komite uzlaşması | Parlamentodaki grupların ortak metni desteklemesi | Nihai yasa değil |
| Genel kurul ve üye ülkeler | Metnin Parlamento ve AB ülkeleri arasında değerlendirilmesi | Hedefler ve koşullar değişebilir |
| Nihai mevzuat | Onaylanıp yürürlüğe girecek kurallar | Üretici planları buna göre netleşir |
Hayır. Komitelerde destek bulan metin bir taslak. Parlamento ve üye ülkelerin onayı olmadan yürürlükteki hedef değişmiş sayılmaz.
Mevcut düzenleme yeni araçların emisyon hedeflerini düzenliyor; kullanımda olan otomobillerin 2035’te trafikten kaldırılmasını öngörmüyor.
Hayır. Avrupa Birliği’ndeki bu süreç Türkiye mevzuatını otomatik olarak değiştirmez.
Düzenleme tek bir otomobil modelinden ziyade farklı motor seçeneklerinin geleceğini ilgilendiriyor. Volkswagen ve BMW gibi üreticiler benzinli, hibrit ve elektrikli araçları farklı ürün planlarıyla sunuyor; Peugeot da elektrikli seçeneklerin yanında farklı güç aktarma seçeneklerine sahip modellerle pazarda yer alıyor. Bu markaların sayfaları üzerinden Türkiye’deki ürün gamları incelenebilir.
Bir otomobili yalnızca olası 2035 kuralına göre seçmek yerine bugünkü kullanım ihtiyacı, satın alma bütçesi, yakıt veya şarj imkânı ve aracın Türkiye’deki satış durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Avrupa’daki taslak, yeni benzinli ve hibrit otomobillerin 2035 sonrasında da satışta kalabilmesi için mevcut hedefi esnetebilir. Ancak siyasi uzlaşma ile yürürlüğe girmiş yasa aynı şey değil. Nihai karar açıklanana kadar mevcut kurallar geçerliliğini koruyor; Türkiye’deki alıcılar için de bu gelişme doğrudan bir satış veya kullanım değişikliği oluşturmuyor.