İnceleme
Ford Ranger PHEV, markanın dizel pikaplarına kıyasla daha iyi yakıt ekonomisi hedefleyen şarj edilebilir hibrit versiyon. Çekiş kapasitesi dizel modellerle aynı seviyede kalırken, modele ilk kez araçtan yüke güç aktarımı (vehicle-to-load; aracın bataryasından harici cihazlara elektrik verme) desteği geliyor. Kasa altındaki yüksek gerilimli bataryadan 6,9 kW'a kadar güç çekilebiliyor. İncelenen örnek, turuncu dikişli kabine sahip Wildtrak donanımı ve İngiltere pazarı fiyatlarıyla değerlendiriliyor.
Ranger PHEV, saf içten yanmalı versiyonlardan en çok bu alanda ayrılıyor. Sistemde 2,3 litrelik benzinli motor görev yapıyor ve sistem toplam gücü 281 PS seviyesinde. Bu benzinli ünite daha önce Amerika pazarındaki Ranger'da kullanıldığı için denenmiş bir taban sayılıyor.
Asıl dikkat çeken rakam ise tork. Sistem toplam 697 Nm tork üretiyor; bu değer bugüne kadarki tüm dizel Ranger modellerini ve benzinli Ranger Raptor'u geride bırakıyor. Elektrik motorun düşük devirden yüksek tork verme özelliği, bu güçlü sonuçta belirleyici rol oynuyor.
Aktarmada 10 ileri otomatik şanzıman yer alıyor. Kasa altındaki büyük batarya, elektrikli motor ve benzinli ünite bir arada çalışıyor. İngiltere gamında ayrıca 3 litre benzinli, 3 litre V6 dizel ve 2 litre dizel gibi seçenekler de bulunuyor. Türkiye pazarına giriş ve fiyatlandırma üretici tarafından açıklanmadı.
Ranger PHEV, kasa tabanı altında konumlanan 11,8 kWh kapasiteli batarya paketi taşıyor. Standard ev prizinden (üç uçlu soket) tam dolum yaklaşık 4-5 saat sürüyor. Bu dolum, kullanıma bağlı olarak yaklaşık 40-43 km (25-27 mil) tamamen elektrikli menzil sağlıyor.
Şarj portu aracın sol tarafında, şimşek simgesiyle işaretli halde bulunuyor. Yalnızca Type 2 soket mevcut; DC hızlı şarj desteği yok, dolayısıyla dolum yavaş modda ilerliyor. Yakıt kapağı kabin içindeki düğmeyle açılıyor ancak model kilitliyken bile açılabiliyor.
Elektrik otomobillerde yakıt/şarj kapağının kilitli kalması yaygın bir uygulamayken, burada bu ayrıntı farklı çözülmüş. Batarya kapasitesi görece küçük olsa da temel amaç, günlük kullanımda ortalama tüketimi düşürmek.
Wildtrak donanımının kabini, turuncu dikişlerle canlandırılmış ilgi çekici bir tasarıma sahip. Malzeme kalitesi sağlam; ticari bir pikaba yakışır biçimde bolca sert plastik kullanılmış. Bu tercih, ağır çalışma koşullarına dayanıklılık açısından mantıklı görünüyor.
Gösterge tarafında 12 inç dikey konumlu ekran öne çıkıyor. Arayüz sade ama kapsamlı; radyo, navigasyon, çekiş modları ve sürüş modu ayarları ekran üzerinden yönetiliyor. Önemli iklimlendirme kontrolleri fiziksel düğmelerle korunmuş, bu da kullanımı kolaylaştırıyor.
Orta konsolda kablosuz şarj pedi, biri USB-C biri USB-A iki port ve tutuşu iyi bardaklıklar yer alıyor. Test edilen Wildtrak örnekte koltuklar gerçek deri kaplı; ancak dokunuş vinil hissi veriyor. Alt donanım XLT kumaş, üst seviye Stormtrak ise daha yumuşak deri kullanıyor.
Bu donanım Bang & Olufsen ses sistemiyle geliyor ve pikap sınıfına göre tatmin edici bir performans sunuyor. Sürüş asistanları arasında hız sınırı uyarısı ve şerit takip sistemi bulunuyor. Hız sınırı uyarısı hassas ayarlı; sınırın az üzerine çıkıldığında dahi ikaz verebiliyor.
Arka bank, birçok pikapta olduğu gibi neredeyse düz katlanabiliyor. Katlama için kumaş bir çekme kolu kullanılıyor, ancak zemin tam düz konuma gelmiyor. Orta koltukta 4x4 ve batarya bileşenlerini barındıran büyük tümsek nedeniyle kısıtlama yaşanıyor.
Kasa uzunluğu 1,6 metre, yüksekliği yaklaşık yarım metre. Batarya nedeniyle sürüş yüksekliği 31 mm artırılmış, ancak bu fark yükleme kolaylığını önemli ölçüde etkilemiyor. Yana eklenen basamak, kapağı açmadan kasaya uzanmayı kolaylaştırıyor.
Elektrik kasa kapağı yaklaşık 1.800 sterlin opsiyon olarak sunuluyor. Bagaj kapağı 750 kg'a kadar ağırlığa dayanıyor, dolayısıyla üzerine oturmak sorun yaratmıyor.
Kasa altındaki yaklaşık 12 kWh'lik batarya, çeşitli cihazları besleyebiliyor. Kahve makinesi, elektrikli testere ya da akülü alet şarjı gibi ihtiyaçlar üç uçlu prizden karşılanabiliyor. Bu özellik standart değil; opsiyonel olarak 6,9 kW veya 2,3 kW güç seçenekleriyle geliyor.
Üretilen güç iki priz arasında paylaştırılıyor ve su geçirmez bağlantılar bulunuyor. Gerektiğinde motor çalıştırılarak batarya doldurulabiliyor, ancak benzini elektriğe çevirmek maliyetli olduğu için bu yöntem son çare kabul ediliyor. İdeal yaklaşım, bataryayı gece ucuz tarifeyle şarj etmek.
Ranger PHEV, pikap sınıfına göre şaşırtıcı derecede rafine bir sürüş sunuyor. Benzinli motor, dizel muadillerine kıyasla daha sessiz ve daha az titreşimli çalışıyor. Elektrik motor, şehir hızlarında devreye girerek yumuşak ilerleme sağlıyor.
Arka aksta yaprak yay süspansiyon kullanıldığı için engebeli yollarda hafif zıplamalar hissedilebiliyor. Yol gürültüsü genelde düşük, ancak geniş aynalar otoyol hızlarında belirgin rüzgâr sesi oluşturuyor.
Performans tarafında sistem, 0-96 km/s (0-60 mil/s) hızlanmayı 9,2 saniyede tamamlıyor. Yaklaşık 75 kW üreten elektrikli motor, ilginç biçimde şanzıman ile içten yanmalı ünite arasına yerleştirilmiş. Bu yerleşim, elektrikli modda vites geçişi hissi yaratıyor; buna karşılık 4x4 sistemi büyük değişiklik olmadan çalışabiliyor.
V6 dizel versiyonun açıklanan tüketimi 27 MPG (galon başına mil), PHEV versiyon ise 44 MPG olarak deklare ediliyor. Gerçek kullanımda batarya dolu tutulduğunda yaklaşık 49 MPG değerlerine çıkılıyor.
Batarya kullanılmadığında ortalama düşüyor; karışık kullanımda yaklaşık 293 km'lik bir dilimde 39 MPG ölçülüyor. Bu mesafenin önemli bölümü tamamen elektrikli modda kat edilebiliyor. Bataryanın küçük kapasitesi menzili sınırlasa da asıl katkısı ortalama tüketimi iyileştirmek.
Ranger PHEV, çekiş kapasitesinden ödün vermeden daha iyi yakıt ekonomisi arayan pikap kullanıcıları için mantıklı bir seçenek. 3.500 kg çekiş ve yaklaşık bir tonluk yük kapasitesi dizel versiyonlarla aynı seviyede kalıyor.
Tamamen elektrikli menzil kısıtlı olsa da, düşük mesafe kullananlara sessiz bir sürüş sunuyor. Asıl değer, gece evde şarj edildiğinde elde edilen düşük tüketimde. Uzak lokasyonlarda güçlü el aletleri kullananlar için Pro Power opsiyonu ciddi bir kolaylık sağlıyor.
Satın alma öncesinde donanım seviyesini kullanım amacınıza göre belirlemek yerinde olur: Ağır iş için XLT, konforlu bir denge için Wildtrak öne çıkıyor. Türkiye'de satışa çıkması halinde vergi dilimleri ve servis ağı, karar aşamasında ayrıca değerlendirilmeli.