inceleme
Ford Puma, B sınıfı SUV segmentinde 125 HP gücündeki 1.0 EcoBoost motoruyla öne çıkan bir seçenek. Yeni, garantili ve düşük bakım maliyetli bir günlük otomobil arayanlara hitap ediyor. Gerçek kullanımda beklentileri karşılıyor mu? 12.000 km'lik uzun dönem deneyime dayanarak modelin güçlü yönlerini ve eksiklerini inceledik.
Puma'nın 1.0 EcoBoost motoru, segmentteki en güçlü seçeneklerden biri. Rakiplerin çoğu 100-110 HP sunarken bu üç silindirli turbo ünite 125 HP üretiyor. Fark özellikle otoban temposunda kendini gösteriyor; 160-180 km/s hızlarda motor zorlanmıyor. Küçük hacimli motorlarda görülen tıkanma hissi burada oluşmuyor.
Güç aktarımında Getrag üretimi çift kavramalı otomatik şanzıman kullanılmış. Islak kavramalı yapı, kuru kavramalı alternatiflere göre dayanıklılık avantajı sağlıyor. Spor modunda vites geçişleri sezgisel çalışıyor; sürücünün ne istediğini hızla algılıyor. Motor ünitesi, önceki yıllarda uluslararası "Yılın Motoru" ödüllerini almasıyla bilinen bir aileden geliyor.
Tek belirgin eksik, manuel müdahale imkanının sınırlı olması. Direksiyon arkasında vites kürekleri yok, kol üzerinde de artı-eksi kademesi bulunmuyor. Sürücü, şanzımanı D konumunda kendi haline bırakmak zorunda kalıyor. Sürüş modlarıyla karakter değişse de manuel kontrolü sevenler bu detayı eksik bulabilir.
Otoban ortalaması, 150-160 km/s tempoda yaklaşık 8.6 L/100km seviyesinde çıktı. Bu değer hız gözetmeden yapılan hareketli bir sürüşe ait; daha sakin bir tempoda tüketim 6 litre bandına inebiliyor. 1.0 EcoBoost, benzinli bir B-SUV için makul bir aralıkta kalıyor.
Daha ekonomik sürüş için 120 km/s sabit tempo işe yarıyor. Motorun tüm gücünü sürekli kullanmak yerine dozunda basmak, tüketimi belirgin düşürüyor. Uzun yol denemelerinde model sorunsuz mesafe kat etti.
İki yaşındaki test aracında ses izolasyonu beklentilerin üzerinde çıktı. 140-150 km/s hızda kabinde normal ses tonuyla konuşmak mümkün; rahatsız edici rüzgar sesi girmiyor. Ford'un baz donanımdaki ses sistemi de segmentine göre başarılı; tweeter ve nitelikli hoparlörler standart geliyor.
Sürüş modları arasında Eco, Sport, Kaygan, Toprak Yol ve Normal seçenekleri yer alıyor. Otoyolda Sport modu araca daha hacimli bir karakter kazandırıyor. Start-stop tercihinin hafızada kalması, her marşta yeniden ayar yapma zahmetini ortadan kaldırıyor.
Yol tutuşta Puma, Ford Fiesta şasisi üzerine kurulu. İz açıklığı genişletilmiş, süspansiyon yükseltilmiş; SUV formülünün klasik uygulaması. Yere yakın bir hatchback dinamiği beklememek gerekir. Yine de SEAT Arona, Skoda Kamiq ve Toyota Yaris Cross gibi rakiplere kıyasla dengeli oturuyor.
Ön koltuklar 182 cm boyundaki bir sürücü için rahat ayarlanabiliyor. Baş mesafesi sorun çıkarmıyor; koltuk soğutma öne çıkan konfor özelliklerinden. Arka koltukta 180 cm iki yetişkin peş peşe oturabiliyor, ancak diz mesafesi sınırda kalıyor. C veya D sınıfı bir konfor beklentisi bu segment için gerçekçi değil.
Bagaj hacmi, B sınıfı SUV için oldukça geniş. En dikkat çeken detay, taban altındaki plastik MegaBox bölmesi. Su gideri bulunan bu hazne, ıslak veya çamurlu eşyaları taşıyıp sonra kolayca temizlemeye yarıyor. Detaylandırma ekipmanı veya yıkama malzemeleri için pratik bir çözüm sunuyor.
Donanımda bazı eksikler göze çarpıyor. Arka koltukta havalandırma, USB şarjı ve ara kolçak bulunmuyor. Kabin içi bardaklık ve saklama alanı bol; MegaBox segment içinde artı puan. Sabit pandizot ise yükleme sırasında engel çıkarmıyor.
Puma'nın başlıca rakipleri Peugeot 2008, Skoda Kamiq, SEAT Arona, VW T-Roc, VW T-Cross ve Renault Captur. Her modelin kendine göre bir avantajı var. Arona fiyat tarafında en uygunu, Kamiq tasarım ve 1.5 dizel seçeneğiyle öne çıkıyor, T-Cross ise ikinci el piyasasında değerini koruyor.
Puma'nın en belirgin avantajı, dört yıllık fabrika garantisi. Hyundai-Kia grubunun beş yıllık garantisi hariç, segmentte en güçlü teminatlardan biri. 125 HP gücündeki motoru da segmentin en güçlüsü olarak dengeli bir paket sunuyor. Tasarım tarafında Ford GT'den ilham alan far çizgileri dikkat çekiyor.
Ford Puma, üniversiteyi bitirmiş, kendi bütçesini kuran ve ilk yeni otomobilini arayan kullanıcılara hitap ediyor. Otomatik, garantili ve bakım derdi düşük bir günlük taşıt isteyenler için mantıklı. Yerden yüksek konumu, şehir içinde hakim bir sürüş hissi arayanlara uyuyor.
Aynı bütçeyle VW Polo değerlendiren biri için Puma güçlü bir alternatif; hem gövde tipi hem şanzıman kombinasyonu cazip. Türkiye'de bu modeli düşünüyorsanız garantisi devam eden bir örneği tercih etmeniz, kullanım sürecinde kafanızı rahatlatır. B-SUV beklentisiyle bakıldığında Puma 10 üzerinden 7 civarı bir puanı hak ediyor.